Microsoft tarafından piyasaya sürülen bu oyun sadece XBOX platformunda çıktı arkadaşlar. Her ne kadar XBOX'cılar şu sıralar en iyi RPG olan, veya en iyi RPG diye tabir edilen (XBOX'da) FABLE ile uğraşıyorlar Ama bu oyun ondan çnce çıkmıştı, o yüzden bunu da incelemeyi boynumun borcu olarak gördüm.
DVD'mizı taktığımızda hoş, orijinal ve otantik (otantik sıfatı gitmedi, ama canım yazmak istedi, kendimi tutamadım) açılış filmi ile karşılaşıyoruz. Bizim Karagöz, Hacivat türü bir perde oyunu sergilenerek oyun konusu anlatılıyor. Her ne kadar konu çok osuruktan olsa da sunum gayet güzel olmuş bence arkadaşlar. Gerçi olayları anlatan herifin sesi biraz daha cool olabilirdi ama olsun, bununla yetinmek gerekir. Ne demişler, koyun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi denir.
Bu güzel açılış filmini izleyip, ne nedir, kim kimdir bilgilendikten
sonra oyuna başlıyoruz. Menü geçişlerinin güzel olduğunu da hatırlatmak
isterim. Zaten sadece üç tane opsiyon olduğu için hiç birine girmek
istemiyorum ve direktman oyuna dalıyorum.
Oyun başladığında
izlediğiniz filmi ise biraz fazla uzatmışlar. Benim canım sıkıldı.
Gözüyle dağları deviren sakar bir eleman var, sabah olduğunda gonklar
falan çalıyor ve geç kaldığının farkına varıyor. Dışarı çıkıp
koşturmaya başlıyor ama millete çarpıyor, sağı solu deviriyor ve de
kendi aklınca sevimli ve sempatik bir hava yaratıyor. Esen bu hava
içinde herifin bir de elma benzeri bir meyvayı oyunun ana
karakterlerinden biri olan hatunun Tekine yollaması ise tamamen havanın
egzotikliğini ikiye katlıyor. Her neyse, meğersem bu herif askermiş ve
de biz bunu yönetiyormuşuz...
Hikayeden sıkılmış bir şekilde
izlemeye devam ederken, komutan demin elma attığımız hatunun yanına
gelmesi ile bize hünerlerimizi göstermemizi söylüyor1 Bu da demek
oluyor Kİ en kaliteli asker biziz. Zaten burada hemen bir "Troy"
muhabbeti çizilmiş. Hani Troy'da da Brad amcamız (amca oldu artık)
böyle geç kalkıyordu, sağda solda takılıyordu, karıya kıza bakıyordu
falan ama gerektiğinde de zırank diye orduya gelip düşmanın işini
bitiriyordu ya. İşte bu "kendi başına takılan freelance asker" olayı
burada da yaşanıyor.
Milletle dövüş yapmaya başladığımızda
görüyoruz ki oyunda berbat bir dövüş sistemi var. Bunu söylemek
istemezdim ama nasıl oluyor da bazı insanlar Ninja Gaiden'daki gibi
dövüş sistemi yapabiliyorlar da bazı insanlar hala böyle berbat
şeylerle kısıtlı kalıyorlar? Sanırım buna tembellik diyoruz. Tembel
adamlar da gözümden düşüyor, sırf bu yüzden ki oyuna karşı bir antipati
oluştu bende ve ister istemez oyuna karşı ön yargı ile davranabilirim,
hatta davranıyorum da.
Sevmedim arkadaşlar oyunu, yani bir RPG'de
olması gereken bir sürü şey eksik zaten. Bir kere en başta karakterler
insanı sarmıyor, her ne kadar kızları seksi yapmış olsalar da, vücut
taş gibi olsa da bu yetmiyor artık. Artı, seksi kız konusunda yine
Tecmo firması Dead Or Alive'ı yapıyor. O seriyi alın veya DOA
Volleyball'ı alın. kız nasıl modellenir görün. Her neyse, dediğim gibi
oyun artwork'lerinden tutun, konuya kadar totally sucks dude. Size
herhangi bir görev verildiğinde bunu zaten Eşşek değilseniz
anlıyorsunuz, ama eşşeksenız de Srart'a basıp menüye girebiliyor ve
orada ne yapmanız gerektiğini okuyabiliyorsunuz. Ben has ve halis bir
Eşşek olduğum için girdim buralara. Oyun aslında biraz da tek düze
ilerliyor o yüzden kıl oldum oyuna. Yani RPG dediğin biraz açık sonlu
olacak abı, mesela Fable'a bakın, onu da size anlatacağım önümüzdeki
ayda, o oyunda yaptığınız her olay geleceğinizi ve karakterinizi
etkiliyor. Süper bir oyun olmasa da çok daha iyi tasarlanmış bir RPG
oyunu o.
 
Etrafta dolaştığınızda bazı nesnelerin interaktif
olduğunu, kırdığınız veya açtığınız takdirde içlerinden bir şeyler
çıktığını falan söylememe gerek yoktur umarım. İşte her oyunda olan
sağdan soldan can toplama olayı da bu oyunda var. Bu tür şeyler artık geleneksel olduğu için bahsetmek bile sitemiyorum.
Hadi
isterseniz seslendirmelere bir bakalım. Ses efektlerine demedim, çünkü
seslerde de pek bir numara göremedim. Normal işte hocam. Seslendirmeler
garip ama, daha doğrusu komiğime gittiği için bahsetmek istiyorum.
Oyunda konuşmalarda biz dilsiziz arkadaşlar. Ehuhue. Milletle
konuşurken falan herhangi bir soru sorma seçeneğine tıkladığımızda
bizden gık çıkmıyor ama karşı taraf sesli bir şekilde cevap veriyor.
Sonra biz cevap vermek istediğimizde bizden yine ses çıkmıyor. Allah
bize ses vermemiş ne yapalım. En azından görüntümüz var.
Görüntü
demişken hadi grafiklerden de kısaca bahsedelim.
Sevmedim arkadaşlar oyunu, yani bir RPG'de
olması gereken bir sürü şey eksik zaten. Bir kere en başta karakterler
insanı sarmıyor her ne kadar kızları seksi yapmış olsalar da, vücut taş
gibi olsa da bu yetmiyor artık. Artı, seksi kız konusunda yine Tecmo
firması nead Or Alive'ı yapıyor.
almaz oyazıdan. Her neyse,
grafiklerde de pek göze batar bir şey yok. Karakterinize combo falan
yaptırdığınızda, yani eleman coştuğunda kılıçtan falan böyle ışık
efekti falan veriyorlar ama bunlarla kalıyor. Bu normalliğin dışında
etrafın neşeli renkler ile bezendiğini söyleyebiliriz. Her şey pastel
renklerden oluşuyor, bahar havası var etrafta.
sudeki oyunu indir
Adını duyduğumda
garipsediğim, oynadıktan sonra da hala kendimi garipseme fazında
hissettiğim enteresan bir oyun bu arkadaşlar. Eğer evinizde XBOX'ınız
varsa ve dünyadan haberiniz yoksa, boşa harcayacak zaman saçıyorsanız
etrafa o zaman lütfen bu oyunu gidip alın derim sizlere. Eğer tersi bir
kişiyseniz bu oyundan uzak durun diyorum. İlla ki "lan bu ay bir RPG
almazsam deliririm" diyorsanız da gidin ve Fable'ı alın. Son sözüm
budur, bu biraz dandik bir oyun olmuş, kusura bakmasın kimse ama ben
beğenmedim...
|