Çöp bacaklı bir karakter oyun başlar başlamaz ekranın ortasına koşa koşa gelir ve iki üç kılıç çevirip zırank diye kılıcı yere batırırsa. ona "vay yavrum, seni yerler anam" derler. Aynı zamanda oyun hakkında da ister istemez "iyi bir oyun herhalde" ön yargısı beliriverir insanın kafasında. Sonra Göktuğ diye bir hıyar gelir ve oyun incelemesini yapar, aklına ne gelirse yazar, ve okuyan arkadaşlar da oyun nasıl bir şeymiş anlarlar ve de ona göre oyunu gidip alırlar.
Tabii hemen bir hikaye olayına giriliyor ve bizim eleman validen gelen
bir mektubu okuyor gemisinin ucunda. Sonra Titanicvari bir bakış atıyor
geminin en ucundan ufka doğru. Karaya çıkınca hemen oyun başlıyor Gerek
yoktu ama programcı kardeşlerimiz thumbstick'in nasıl kullanıldığını
anlatan bir tutorial yapmışlar. Ehueheu. Elemanı sağa sola döndürüyoruz
ve başarabilirsek ekranda "excellent" falan yazıyor Bir an durdum ve bu
oyunun geri zekâlılar için olduğunu düşünmeye başladım. Ama sonra
normal zekâlılar için olduğu gerçeğinin farkına vardım. Bu arada
Rhama'yı. yani oyunda kontrol
ettiğimi çöp bacaklı kardeşimizi sağa sola döndürdüğünüzde ayakların
yerde sabit kalmasına dikkatinizi çekerim. Yani herif omuz ve kelle
hareketleri ile dönüş yapıyor ve kendince bir kanıma yaratıp atıyor
ortaya. Ulan bir daha baktım da, herif resmen poz atıyor yahu. Amcamın
hareketlerinin komedisi bunlarla da bitmiyor Allah aşkına adamın geri
geri yürümesini bir seyredin. Yok böyle bir yürüme bilader ya. Sanki
iki kişi buzdolabı taşıyor, biri önünü dönmüş biri arkasını, arkasını
dönen daha zor pozisyonda tabı. hem arkasına bakacak hem de ulan Halil,
olum yavaş lan çok ittirme, ah uh" diyor. Bu tür taşınma olayları tam
bir tantanadır ve büyük eşyaları başkasına para verip taşıtırsan'Z
olayım eğlencesini çıkartabilirsiniz, Giden paranız olur ama gelen
neşeniz ve de sağınızda solunuzda yara olmaması olur. Bir kere biz
Eskişehir de ev taşırken kapıcı asansör kullanmamıza izin vermemişti,
eşşek gibi 7'inci kata yürüyerek çıkarmaya başlamıştık malzemeleri,
sonra baktık kanepeler falan taşınacak gibi değil. Kapıcıya para
vermiştik ve herif 5 dakikada 4 arkadaşını getirmişti. Ama adamlar
sonra asansörü açmışlardı ve asansörle taşımışlardı eşyaları. Çok feci
kıllanmıştım herife daha ilk günden. Her neyse.
 
Oyunumuz bir action-adventure oyunu arkadaşlar Yani belli bir hikaye çerçevesinde sağa sola koşturarak,
daha doğrusu yürüyerek diyelim, çıınku eleman koşmuyor fazla, bir
haltlar becermeye çalışıyorsunuz. Demin dediğim gibi vali beylerin "bul
ulan" dediği egzantirik nesneyi aramakla geçiyor bütün zamanınız Oyunda
adventure öğeleri de ağır bastığından dolayı bir sürü konuşma vs
kaydedilmiş durumda. Bunları da tabii ki ipucu niyetine kullanmanız
gereken zamanlar olacak. Bu olay beni sıktığı için direkman bu oyunu
Ceren veya Ahmet'e yönlendirmek istedi şimdi deli gönlüm Eheuhue.
Biliyorsunuz bu ikili Adventure'da üstlerine adam tanımazlar.
Ekıbimizdekı bu iki adventure canavarı, hiçbir dergide yer almayan
azim, uykusuzluğa karşı direnç ve sabra sahiplerdir. Yoksa onca tam
çözümü nasıl hazırlayacaklar?
Grafikler nedense o kadar iyi değil arkadaşlar.
Karakterlerin çöp bacaklı olmasını bir kenara bıraktık. Ben de leylek
bacaklıyım o yüzden oyuna ısındım zaten hemen ama... Eheuhe. Yok lan
leylek bacaklarımdan çok memnunum aslında, eskiden pergel falan
derlerdi ama olsun, umurumda değil şimdi, millet leylek bacaklı olmak
için ne işler yapıyor. Doğuştan uzun ve zayıf bir adamım ben, şanslı
görüyorum kendimi o açıdan. Her neyse, grafikler çok köşeli arkadaşlar.
Zannetmiyorum ki herhangi bir nesne 200'den fazla poligona sahip olsun.
Her şeyi çok sıradan yapmışlar. Zaten bir sürü de clipping problemi var
oyunda. Mesela merdivenlerin yanına geldiğinizde diyelim 3 basamaklık
bir yüksekliğe yandan direktman hayalet gibi merdivenin içinden geçerek
çıkabiliyorsunuz... Benzer şekilde hareket alanlarınız öyle kısıtlı ki
inanamazsınız. Mesela yüksek bir yerden düşemiyorsunuz. Köşe bir yere
gittiğinizde, aşağısı boşluksa ne kadar da kastırsanız eleman
ilerlemiyor orada. Çok saçma bir şey, belki ben hayattan bezdim veya
oyundan bezdim, ölmek istiyorum Neden kısıtlama koyuyorsun ki bana
kardeşim? Mesela geminin ucundan veya kenarından köşesinden denize
atlamak istedim, onu bile yapamadım. Hâlbuki benim en büyük
fantezilerimden bir tanesidir yüksek yerlerden denize atlamak. Müzikler
de o kadar ahım şahım değil, zaten olsa şaşardım. Ortama gitmiyor
değil, gidiyor ama ne bileyim öyle süper etkileyici bir yönü yok
müziklerin. Neyse ki sesler, daha doğrusu seslendirmeler fena değil.
Biraz tarihi detaya girmek gerekirse oyun taa 1999 yılında yapılmaya
başlanmış, yani 5 senedir bu oyun için uğraşan adamlar var. Tabii arada
böyle "'hoca bırak şu kodlamayı da iki günlüğüne Bodrum'a kaçalım"
muhabbeti geçmiş sanırım. Ayrıca oyunu yapanların Tomb Raider 1 'i
yapan tayfa olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Ama Tomb Raider
çıktığında dehşet bir ilgi ile karşılaşmıştı, bu ise bence gayet normal
bir oyun olmuş. Bu muhabbet Doom 3'ün geç çıkıp da hava gazı olmasına
benziyor Daha doğrusu hava gazı demeyelim de "ultra süper" bir oyun
olamamasına benziyor. Beş senede bir şeyi yaparsan aha ancak bu çıkar
meydana. Oyun yakında PC ve PS 2de de piyasaya çıkacak. Bakalım o
platformlarda olay ne olacak?
Arkadaşlar üzgünüm ama bu oyuna da yüksek puan veremiyorum. Çünkü
mesela ne bileyim, Ninja Gaiden, Soul Calibur 2, Burnout 3, Tekken
falan gibi oyunları bunlara kıyasladığımda bu oyunlar üzerinde hiç emek
sarf edilmemiş gibi geliyor bana. Yani sonuçta çoğu zaman bu herifler
bu oyunları da 50 dolardan satışa sunuyorlar ve bence bu oyunlara 70
üstü bir not vermek, diğerlerine haksızlık yapmak oluyor. O yüzden buna
da vasat üzeri bir not veriyorum. Yani ne diyeyim, alsanız da olur
almasanız da. Ben aldım, dolmuşum olsa aynasına DVD'yi asardım ama
dolmuşum yok. Olmazsa dolmuşu olan biri mail atsın, ona yollayayım
oyunu.
|